7 Aralık 2015 Pazartesi
Sarıyer'de "Çocuk Hakları Festivali"
Sarıyer Belediye Meclisi’nin Aralık Ayı ilk oturumunu yöneten Fahrettin Aslan Ortaokulu Okul Meclisi Başkanı Sena Buse Ok, Meclis Başkan Yardımcısı Nazlıcan Dülger ve Meclis Üyesi Yunus Emre Kılınç, yaklaşan Çocuk Hakları Festivali’nin sesi oldular.
Fahrettin Aslan Ortaokulu Sosyal Bilgiler öğretmeni Arife Toprak eşliğindeki öğrenciler, belediye meclis çalışmalarını yerinde incelemek, yerel yönetim çalışmalarını gözlemlemek için Yaşar Kemal Kültür Merkezi’ne gelerek, Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi’nin grup toplantılarını ziyaret edip incelemelerde bulundular. 20 Kasım 2014 de düzenlenen Çocuk Hakları Festivali dolayısıyla yetkililerden aldıkları söze istinaden Sarıyer Belediye Meclisi’nin Aralık Ayı ilk oturumunu yöneten öğrencilerin heyecanı görülmeye değerdi.
Başkan Genç: Çocuklar haklarını biliyor, önemli olan biz büyüklerin de bilmesi
Sarıyer ilçesinde çocuk haklarını koruyan ve savunan bir yaşam kültürünün oluşturulması ve yaygınlaştırılması amacıyla Sarıyer Belediyesi tarafından bu yıl ikincisinin düzenleneceği Çocuk Hakları Festivali kapsamında Meclis oturumunda bir konuşma yapan Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, “Çocuklar haklarını biliyor, önemli olan biz büyüklerin de bilmesi” dedi. Fahrettin Aslan Ortaokulu Okul Meclisi üyelerinin ziyaretinden duyduğu mutluluğu ifade eden Başkan Genç sözlerini şöyle sürdürdü; “Eğitimin yaşı, başı ve sonu yok. Önemli olan ders alabilmek. Bizi ziyaret edip grupları teker teker ziyaret ederek meclisimizi yönettiğiniz için teşekkür ederim. Bizi çok mutlu ettiniz. Arkadaşlarınıza sevgilerimizi gönderiyoruz.”
Festival başlıyor!
Her çocuğun tüm haklarının hayata geçtiği, barış içerisinde ve çocuk haklarına duyarlı ortamlarda yaşam sürmesi için Sarıyer Belediyesi tarafından başlatılan çalışmalar neticesinde 10-11-12 Aralık tarihlerinde "Çocuk Hakları Fetivali" üç gün boyunca Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nden tüm dünyaya seslenecek. Proje kapsamında çalışılmakta olan 9 pilot okul ve Sarıyer Belediyesi Gençlik ve Eğitim Merkezi’nden (SAGEM) yaklaşık 2500 çocuk ve öğretmenlerinin katılacağı festivalde, proje sürecinde çocuklar tarafından hak temelli yazılan, çizilen, resmedilen yani üretilen tüm projeler, yine çocuklar tarafından sahnelenecek ve sergilenecektir. Çocuklar ürettikleri eserleri üç gün boyunca diğer arkadaşları ve yetişkinlerle paylaşarak, seslerini ürettikleri çalışmalarla duyuracaklar.
28 Kasım 2015 Cumartesi
Casuslar Köprüsü: 2 Amerikalıyı verin, 1 Rusu alın
Ethen ve Joel Coen Kardeşler'in senaryosunu yazdığı Casuslar Köprüsü (Bridge of Spies) filmi gerçek bir hikayeden beyaz perdeye uyarlandı. Coen Kardeşler'in elinden ne çıkıyorsa heyecanlanıyor insan. Bu filmin senaryo açısından kusurlu olduğunu söyleyemeyiz.Fakat yönetmen Steven Spielberg Amerikan milliyetçiliğini ön planda tutarak, objektifliği rafa kaldırıyor adeta.
Casuslar Köprüsü 1957 yılında ABD ile SSCB devletleri arasında devam eden Soğuk Savaş zamanında ABD ajanlarına esir düşmüş bir KGB ajanının (Rudolf Abel) gizemiyle başlıyor. Filmin başrol oyuncusu Tom Hanks de, Amerikan ulusunun güvenliğini her şeyden üstün gören insan hakları ve etik değerlerin evrensel üstünlüğüne önem veren başarılı bir avukatı (James Donovan) canlandırıyor. Amerikan Anayasası'nın eşitlikçi yaklaşımını öne çıkarmak için Donovan, Abel'in avukatı olarak atanır ve idam kararı verilmesi beklenilen Rus Ajanı Abel'i 30 yıl hapis cezası ile ölümden kurtarır. Yargıç tarafından verilen karara Amerikan halkı tepki gösterir, hatta Rus ajanı kurtarıldığı için avukat Donovan'ın evine ateş edilir. Olay yerine gelen polis ekipleri de, Rus Ajanı Abel'i kurtardığını bildiği için Donovan'ı hainlikle suçlar ve ufak bir gerginlik olur.

Halkın düşman ilan ettiği Donovan ise tutsak olan Rus ajanını, SSCB'nin eline düşen CIA ajanı Powers ile takas yapılabileceğini öne sürer. (CIA Ajanı'nın Rusların eline düştüğü uçak sahnesi gerçekten izlenmeye değer. Burada Ruslar, Amerikan uçağını düşürüyor.) Nitekim işler tecrübeli avukatın düşündüğü gibi cereyan eder. Rus ajanı ile CIA ajanının takası işlemleri için Donovan kendini Berlin'de bulur. O esnada Almanya Demokratik Cumhuriyeti'nde yanlış zamanda doktorasını yapan Amerikalı öğrenci Pryor'un da hapiste olduğunu öğrenir. Bu yüzden Donovan, 1 Rus ajanına karşı 2 Amerikalı'nın teslim edilmesini ister. Uzun pazarlıklar sonucu bu isteği de yerine getirilir.
Filmin ikinci yarısında Berlin'e gelen avukat Donovan paltosunu çaldırıyor ve hemen hastalanmaya başlıyor. Oysa geldiği Newyork Brooklyn'de havalar güneşliydi. Filmde ayrıca SSCB, Almanya Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkelerin hatta buna tabelalarda yazılan Friedirchstrasse, Zentralflughafen gibi kelimelerin uzunluğundan yakınan avukat Donovan USA'nın açılımını hesaba katmıyor nedense :) Filmindeki Almanca ve Rusça diyaloglar bağırma yoluyla yapılmış. Amerika'daki trenlerde ayakta ve oturan çok sayıda insanın elinde gazeteler varken, Almanya Demokratik Cumhuriyeti'nde bunu göremiyoruz. Avukat Berlin'deki bir restoranda zengin Amerikan kahvaltısı istiyorum diye ilginç bir imada bulunuyor... vb....
Özetlersek; film beklentilerden uzak. Spielberg gerçek yaşanmış hikayeyi inandırıcı olmaktan çıkartmış. 4 Oscar sahibi yönetmen objektiflikten uzak bir şekilde diğer filmlerinde olduğu gibi milliyetçilik duygularını yine bastıramamış. Fakat İkinci Dünya Savaşı yaralarının sarıldığı günlerde kendini Soğuk Savaş'ın ortasında bulan Tom Hanks işini sağlam yapmış. Hakeza sinematografisi, sanat yönetimi, kostümler ve ışık filme artı puanlar kazandırmış. Bence film bu dallardan bir kaç ay sonra Oscar'a aday olur ve kazanabilir de.
Son olarak, filme benim puanım 8/10.
2 Eylül 2015 Çarşamba
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan: “DEMOKRASİYE DARBE OLDU”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, partisinin Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri ile birlikte önce ilçe başkanlığında haftalık olağan toplantıya katıldı. Ardından ise sırasıyla Gölcük Gümüşhaneliler Derneği’ni, Gölcük Erzurumlular Derneği’ni ve Muş Dağarası Köyü Derneği’ni ziyaret etti.
Gölcük ilçesinde hemşehri derneklerini ardı ardına ziyaret eden CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerinin siyasi körlük içerisinde olduğunu kaydetti.
‘ÖNCE TÜRKİYE,SONRA CHP’DEDİK
Bir gün Gebze’de, bir gün İzmit’te çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdüren CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan bu kez de Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri ve ilçe örgütü ile birlikte sahaya indi, ilçede bulunan hemşehri derneklerini ziyaret etti. Gölcük İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen haftalık olağan toplantıda konuşan başkan İsmet İşeri, “AKP ülkemizi ne yazık ki sıkıntılı bir ortama sürüklemektedir. Partimiz ‘önce Türkiye, sonra CHP’ diyerek büyük bir özveride bulunmuştur” diyerek sözlerini tamamladı.
TAHSİN TARHAN BİZİ YALNIZ BIRAKMADI
CHP’lilerin ilçe başkanlığındaki toplantının ardından ilk durağı ise Gölcük Gümüşhaneliler Derneği oldu. Ziyarette konuşan dernek başkanı Temel Şahin, “Kocaeli’de 33 derneği, 1 tane de vakfı olan önemli illerden bir tanesiyiz. Kocaeli Milletvekilimiz, hemşehrimiz Tahsin Tarhan bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Hep yanımızda oldu. Nazik ziyaretinden ötürü teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Tarhan ve İşeri’nin Gümüşhaneliler Derneği’nin ardından sonraki ziyaretleri ise Erzurumlular ve Muş Dağarası Köyü Derneği’ne oldu.
DEMOKRASİYE DARBE VURULDU
Ziyaretlerde yurttaşlardan gelen soruları yanıtlayan CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan ise, “öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Gölcük’e siyasi propaganda yapmaya değil, sizlerle selam alıp vermeye geldim. Kısa bir süre önce genel merkez görevi gereği Sivas ve Bayburt’taydım. Seçim güvenliği ülkemizde çok ciddi bir şekilde tehdit altındadır. Malum zihniyet ısrarla anayasal suç işlemektedir. Genel başkanımıza koalisyon kurma görevinin verilmemesi demokrasiye darbedir. Türkiye demokrasisi malum kişinin vesayeti altındadır. AKP’liler ise buna rağmen siyasi körlük içerisindedir. Ülke yönetilemez hale gelmiştir. Bu seçim demokratik bir seçim değildir” diyerek sözlerini tamamladı.
Yeni yönetmelik asansör kazalarını en aza indirecek
ThyssenKrupp Asansör Türkiye Genel
Müdürü Turgay Şarlı, Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol
Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesinin sektör adına büyük bir gelişme
olduğunu belirtti. Şarlı, yönetmeliğin kazalarının azaltılmasında
önemli rol oynayacağına dikkat çekerek, asansörlerin periyodik
kontroller sonucu renkli etiketlerle sınıflandırılacağını söyledi.
Turgay Şarlı, yönetmelikle birlikte asansör bakımlarına ilişkin bina
yetkililerine önemli sorumluluklar getirildiğini
de söyledi.
ThyssenKrupp Asansör Türkiye Genel
Müdürü Turgay Şarlı, Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol
Yönetmeliği’nin kazaların azaltılmasında çok önemli rol oynayacağına
dikkat çekti. Şarlı, kamuoyunda Asansör Yönetmeliği olarak
bilinen ve önceki ay Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren
yönetmeliğin, asansörlerin bakım ve denetimlerine ilişkin devrim
niteliğinde yenilikler getirdiğini belirtti.
Periyodik kontrol sonuçlarına bağlı
olarak, dört farklı renkteki etiketten birinin asansöre iliştirildiğini
söyleyen Şarlı, “Yeşil kusursuz, mavi hafif kusurlu, sarı kusurlu ve
kırmızı güvensiz asansör şeklinde değerlendiriliyor.
Türkiye’deki 200 bini lisanssız 430 bin asansörün üçte birinin kırmızı
etikete sahip olması, güvenliğe ilişkin önemli soru işaretlerini de
beraberinde getiriyor. Yönetmelik, bina sorumlularının güvensiz olarak
tanımlanan bu asansörlerin kullanılmasına izin
veremeyeceğini ve bir ay içinde güvenli hale getirilmesinin zorunlu
olduğunu belirtiyor” dedi.
Avrupa’da asansör güvenliği konusunda
önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Turgay Şarlı, “Ülkemizde yeni
yönetmelikle yıllık olarak belirlenen bakım periyodu, bazı Avrupa
ülkelerinde aylık olarak bile yapılabiliyor. Bakımların
düzenli gerçekleşecek olması üreticiler açısından da kontrolü
kolaylaştıracak. Yeni yönetmeliği sektörümüzü daha ileri taşıyacak
önemli bir hamle olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
Bina sorumluları için 4 adımda asansör güvenliği testi:
Asansör teknolojisi iş alanı,
ThyssenKrupp Group’un yolcu taşımacılığı sistemlerindeki aktivitelerini
bir araya getiriyor. ThyssenKrupp Elevator, 6,4 milyar Euro’luk
satışları ve 150 ülkedeki müşterileri ile dünyanın önde
gelen asansör şirketleri arasında yer almaktadır. 50 bini aşkın çalışanı
bulunan şirket, müşterilerinin taleplerini karşılamak üzere yenilikçi
ve enerji tasarruflu ürünler tasarlayıp sunmaktadır. Ürün portföyünde
yolcu ve yük asansörleri, yürüyen merdiven ve
bantlar, yolcu biniş köprüleri, merdiven ve platform lift’lerinin yanı
sıra tüm ürünlerin isteğe göre özelleştirilebildiği servis çözümleri yer
almaktadır. Tüm dünyada 900’den fazla noktada hizmet sunan şirket, bu
sayede hem satış hem de satış sonrası hizmetler
kapsamında müşterilerine her zaman yakın olmayı garanti etmektedir.
İletişim:
Özcan Altunkaya / Contactplus
Telefon: +90 212 229 76 26
e-mail: ozcana@contactplus.com.tr
Figen Dumlu / ThyssenKrupp
Telefon: +90 216 571 37 25
Mobil: +90 539 664 95 56
e-mail: figen.dumlu@thyssenkrupp.com.tr
Elena Mozo / ThyssenKrupp
Telefon: +34 91 202 80 41 / +34 91 202 80 13
Mobil: +34 682 38 67 89
e-mail: elena.mozo@thyssenkrupp.com
|
Sağlıklı Beslenme Çantası
|
Okulların
açılmasına az zaman kaldığı bu dönemde, çoğu ailenin kafasında tatil
boyunca beslenme düzeninin oturduğu çocuklarında, okul açılınca bu
düzenin bozulacağı korkusu var. Ancak Diyetisyen
Emre Uzun’nun uygun beslenme çantası önerileri ile çocukların beslenme
düzenini korumak mümkün.
Çocuklarda beslenme
alışkanlıkları okul çağında başlıyor ve hayatları boyunca bu
alışkanlıkların etkileri devam ediyor. Yetişkinlerde de çocuklarda da
kahvaltının önemi çok büyük. Kahvaltı 8-12 saatlik uyku sonrası
uzun açlıktan sonra gelen ilk öğündür. İyi yapılan bir kahvaltı beyin
fonksiyonlarının daha iyi çalışmasını sağlar.
Yumurta vücut için
gerekli olan temel proteinleri içeren bir besindir. Çocukların her gün
kahvaltıda 1 adet haşlanmış yumurta veya az yağlı omletler tüketmesi
protein gereksinimini karşılamasına yardımcı olacaktır.
Yumurtanın yanı sıra peynir ve süt de protein ihtiyacına; ekmek, meyve
ve az şekerli mısır gevrekleri de karbonhidrat; zeytin, badem, ceviz
gibi yağlı tohumlar da yağ gereksinimine katkıda bulunacaktır.
Sağlıklı beslenme çantası neler içermeli ?
Çocukların beslenme
çantaları yerine okuldaki bol yağlı ve mayonezli sandviçleri ve ya abur
cuburları tercih etmemeleri için onların ilgisini çekici bir beslenme
çantası hazırlamak çok önemlidir.
Çocuklar börek poğaça
tarzı kolay tüketilebilen hamurlu besinleri çok severler. Evde
yaptığınız az yağlı poğaçaların ve böreklerin içine tabakta tüketmeyi
sevmedikleri sebzeleri koyarak zenginleştirebilirsiniz.
Yanında koyacağınız küçük bir kase yoğurt ile sevdiği bir meyve veya az
şekerli meyve kompostosu çocuğunuzun iştahını açacaktır.
Tam tahıllı ekmek ile
hazırlanmış peynirli tost, kendi doğradığınız meyveler ile
hazırladığınızı meyveli yoğurt yanında yağlı tohumlar(badem, ceviz,
fındık) da çocuklar için iştah açıcı bir menü olabilir. Yağlı
tohumlar B grubu vitaminleri, mineraller, yağ ve proteinden zengin olan
besinlerdir. Aynı zamanda yüksek müktarda enerji verirler. İçerdikleri
yağ tekli ve çoklu doymamış yağ formunda olduğu için yararlı etkileri
vardır. Eğer çocuğunuz yumurta tüketmesini sevmiyor
ise tostun içine az yağda yapılmış omlet de koyabilirsiniz.
Tam tahıllı ekmek ile
hazırlayacağınız tavuklu veya ton balıklı, bol yeşillik ve domatesli
sandviçin yanında ayran ile kuru meyveden oluşan bir menü
hazırlayabilirsiniz. Ayran yanındaki besinlerle beraber uyku
etkisi yapmayacaktır. Ayran yerine sütlü tatlılar da tercih edilebilir.
Çocuklar şekerli besinleri tüketmeyi çok severler. Onların kantinlerdeki
gofret ve çikolatalara yönelmelerini engellemek için puding veya sütlaç
gibi sütlü tatlılarla da beslenme çantalarını
renklendirebilirsiniz. Evde kendiniz yaptığınız fındıklı, cevizli kekler
ve kurabiyeler de beslenme çantasına eklenebilir.
Örnek beslenme çantası
2-3 dilim sebzeli börek, 1 kase yoğurt,kuru meyve
Peynirli tost, meyveli yoğurt, 1 avuç fındık veya badem
Ton balıklı yeşillikli sandviç, ayran, kuru meyve
2-3 adet kıymalı ev poğaçası, meyve, sütlü tatlı
Tavuklu sandviç, ayran, cevizli ev keki
Diyetisyen Emre Uzun Hakkında:
2009 yılında Gazi
üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde lisans eğitimine başladı.
Lisans eğitiminin 2. yılında Anadolu Üniversitesi Sağlık kurumları
işletmeciliği eğitimine başladı. 2013 yılında üstün
başarı ile mezun oldu. Aynı yıl olan 2013 yılında Gazi Üniversitesi
sağlık bilimleri enstitüsinde Beslenme ve Diyetetik ana bilim dalında
yüksek lisans eğitimine başladı.
|
Pire ve kenelere son
|
Sanofi Grubu şirketlerinden biri
olan Merial, hayvan severleri mutlu edecek bir gelişmeye imza attı.
Hayvan sağlığı alanında öncü ürünleri ile dünya lideri olan Merial,
hayvan sahiplerine pire, bit ve keneler hakkında
bilgi vermek, bunlarla mücadele yollarını göstermek, pire, bit ve
kenelerin çoğalmasını önlemek ve korunma yollarını anlatmak amacıyla “Pire ve Kenelere Son” adını taşıyan internet sitesini hayata geçirdi.
Halk
sağlığını doğrudan ilgilendiren hayvan sağlığı alanında ürünler
geliştirip hizmet sunan Merial, hayvan ve insan sağlığını tehdit eden
pire ve kenelere karşı mücadele
için hazırladığı web sitesini hayata geçirdi. Türkiye’de 2014 yılından
bu yana faaliyette bulunan Merial, pire ve kenelerin bulaştırdıkları
ciddi hastalıkları önlemek için hazırladığı “Pire ve Kenelere Son” adını taşıyan internet sitesi ile hayvan severlerin
bir sorununa daha çare bulmayı hedefliyor.
Günümüzde her 5 kediden
1’i ve her 10 köpekten 1’i pire sorunu yaşıyor. Üstelik pire ve keneler
sadece hayvanlara zarar vermekle kalmıyor, evcil hayvanların yanında
evleri de istila ederek insan sağlığını tehdit
ediyor. Bununla mücadele için hayvan severlerin çok daha fazla bilinçli
olması gerekiyor. Bu amaçla kurulan “ adresli web sitesi, Merial’ın halk sağlığını da doğrudan ilgilendiren hayvan sağlığı alanındaki çalışmalarının
bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
Web sitesinde pire, bit
ve keneler hakkında önemli istatistiki bilgileri de içeren geniş
kapsamlı bir içerik yer alıyor. Ayrıca pire, bit ve keneleri önleme,
bunlardan korunma ve kurtulma yolları da detaylı bir
şekilde anlatılıyor. Web sitesine giren hayvan severler ne tür bir
tehlikeyle karşı karşıya olduklarını verilen içerikle kapsamlı bir
şekilde öğrenebiliyor. Tabii sadece bunu öğrenmekle sınırlı kalmayıp en
doğru ve etkili korunma yöntemlerini de inceleyebiliyorlar.
En iyi dostlarımızdan
biri olan evcil hayvanlarımız nereye giderse binlerce pire, kene ve bit
de onları takip ediyor. Bu, onlar için oldukça can sıkıcı bir durum
olurken aynı zamanda insan sağlığını da tehdit
ediyor. Pireler bıraktıkları yumurta ve larvalarıyla, evimizdeki kanepe,
halı ve koltukları istila ediyorlar. Keneler de yine aynı şekilde evcil
hayvanlarımız yolu ile evimize, bahçemize yerleşip çocuklarımıza ve
bizlere hastalık bulaştırabiliyorlar.
Merial’ın hazırladığı
bu bilgilendirici ve çözüm üreten internet sitesini ziyaret ederek evcil
hayvanlarınızı, kendinizi, çocuklarınızı ve evinizi pire, bit ve
kenelerden nasıl koruyacağınızı öğrenebilirsiniz.
Sanofi Hakkında
Dünyanın önde gelen ilaç şirketleri
arasında yer alan Sanofi, hastaların ihtiyaçları doğrultusunda tedavi
çözümleri keşfeder, geliştirir ve hizmete sunar. Sanofi dünya çapında
sağlık alanındaki yedi güç kaynağı şunlardır:
Diyabet çözümleri, aşılar, yenilikçi ilaçlar, sık rastlanmayan
rahatsızlıklar, tüketici ürünleri, gelişen pazarlar ve hayvan sağlığı.
Sanofi, Paris (EURONEXT: SAN) ve New York (NYSE: SNY) borsalarında işlem
görmektedir.
Bir Sanofi Şirketi Merial Hakkında
Dünya çapında hayvan sağlığının
iyileştirilmesi için ürünler geliştiren Merial, halk sağlığını da
doğrudan ilgilendiren hayvan sağlığı alanında ürünler geliştirip hizmet
vermektedir. Merial, çok çeşitli hayvan türlerinin
sağlık ve performansını geliştirmek için kapsamlı bir ürün skalası
sunan, dünya lideri ve inovasyon odaklı bir hayvan sağlığı şirketidir.
Merial, yaklaşık 6.000 çalışanıyla dünya çapında 150’den fazla ülkede,
17 üretim tesisi ve 13 Ar-Ge merkeziyle faaliyet
göstermektedir ve 2014 yılında Türkiye’de faaliyetlerine başlamıştır.
|
Etiketler:
bahçe,
evcil hayvan,
kene,
korunma,
Merial,
pire,
sağlık,
Sanofi Grubu,
sınırlı,
web,
yol
Prof. Dr. Gaye Usluer adaylık başvurusunu yaptı
CHP
PM üyesi ve Eskişehir milletvekili Prof.Dr. Gaye Usluer, CHP Genel
Merkezine giderek 1 Kasım'da yapılacak seçimler için adaylık
başvurusunda bulundu. Başvurusu sırasında açıklamalarda bulunan Usluer,
çok anlamlı
bir günde adaylık başvurusunda bulunduğunu belirterek 2 Eylül'ün milli
mücadelenin merkezinde bulunan Eskişehir'in kurtuluş günü olduğunu, 1
Kasım'ın ise Türkiye'nin AKP'den kurtuluş günü olacağını vurguladı.
Eskişehir'in kurtuluşunun 93. yıl dönümünü kutlayan
Usluer, Kurtuluş savaşının önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve
arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle andığını ifade etti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
