19 Mayıs 2014 Pazartesi

Vatandaşlar uzun süre hatta beklemekten rahatsız



Müşteri Hizmetleri arandığında gereksiz yere yapılan bekletmeler ve uzun süren görüşmeler, tüketicilerin en çok şikâyet ettiği konuların başında geliyor. Faturalara yansıyan bu durum vatandaşı mağdur ediyor. Telefonda bekletilmek, tuşlamalar arasında gezinmek veya yanlış birime bağlanmak, konuşulan kişilerin yetersizliği ve yetkisizliği, Sorun çözümü için bir üst yetkilinin olmaması, call center görevlilerinin ezberden hep aynı şeyleri söylemeleri gibi sebepler tüketicilerin en çok şikayet ettiği konular arasında.

TT Net aboneliğini sonlandırdıktan sonra kredi kartından fazla para çekildiğinden şikayet eden Tevfik D.  şirketin müşteri temsilcisi ile görüştüğünü ve hesabından çekilen 25,94 TL lik fazla paranın tekrar yatıracağını söylemelerine rağmen haftalarca bir geri dönüşümün olmadığından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Tevfik D. Müşteri hizmetlerini her aradığında özel bilgilerinin istenilmesinden rahatsız olduğunu şöyle özetliyor, ” Alacağımı almak için haftalardır bekliyorum, farklı kişiler telefona bakıyor ve hep aynı bilgileri istiyorlar. Ezberledim artık ne diyeceklerini. Sonra dediler ki 25.94 TL’yi hesabına yatırmayacağız senin TT Net Bayii’ne gelmen lazım eşimi gönderdim oraya. Eşime de sizin müşteri hizmetlerinden lazım dediler, Tekrar tekrar uğraşmaya başladım fakat bir netice alamadım. Bu kadar da olmaz doğrusu ! ”

Müşteri hizmetleri mağdurlarından Recep Kaya, müşteri hizmetleri yetkilisine ulaşana kadar telesekreterde çok fazla oyalandığını belirterek, bazı çağrı merkezlerinde müşteri hizmetlerine direkt bağlantının olmamasından yakındı. Kaya, “İnsanlar için zaman çok değerlidir, fakat çağrı merkezlerinde gereksiz yere bekletiliyoruz. Bazen öyle oluyor ki; sıradaki 10. kişi olabiliyoruz. Dolayısıyla çok büyük  bir zaman kaybına sebep oluyor. Bazen çağrı merkezinde telesekreterin yönlendirmesi sonucunda yanlış girdiğim yerlerden çıkmakta zorlanıyorum. Her bir işlem menüsünde müşteri hizmetleri yetkilisine ulaşabilmem gerekiyor.” şeklinde konuştu. Müşteri hizmetlerini aradığında kaba bir tavırla karşılaştığını söyleyen Kaya, gereksiz yönlendirmelerin ve görüşme sırasındaki beklemelerin telefon faturasına fazlasıyla yansıdığından duyduğu rahatsızlığı ifade etti.

Bankamatik kartının iptali için müşteri hizmetlerini 3 kere aradığını söyleyen Hamza B. kimsenin cevap vermediklerini kaydederek, cevap verdiklerinde de kendi reklamlarını yapmalarından rahatsız olduğunu vurguluyor.

Ağaoğlu,” Tüm çağrı merkezleri ücretsiz olmalı”

Tüketiciler Dernaği(TÜDER) Başkanı Aydın Ağaoğlu, gçağrı merkezlerinin de tüketiciyi hatta uzun süre  bekleterek  ve sınırlı yetkilerle papağan gibi aynı şeyleri tekrarlayıp çözüm üretmeyerek mağdur ettiğini aktardı. Tüm çağrı merkezlerinin ücretsiz olması gerektiğini savunan Ağaoğlu, “Tüketiciler müşteri hizmetlerini aradıklarında  dakikalarca hatta bekletilip  genellikle de istemediği bir takım  tanıtım ve reklam mesajlarına   maruz kalmakta ve faturası da kabarmaktadır.  444’lü hatları arayan müşterilerin sorunlar yaşadıkları aşikar.  Kimse sohbet etmek için çağrı merkezlerini aramıyor. Tüm çağrı merkezlerinin ücretsiz olması gerekiyor.  Müşteriler sorunlarını dile getirmek için arıyor, bu sefer de başka sorunlarla karşılaşıyorlar.  12 dakika hatta kalıyorlar, ve sürekli cep telefonundan parası gidiyor. “ diyerek çağrı merkezlerinde yaşanan sıkıntılara açıklık getirdi.

Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Tüketiciler Derneği(TÜDER) Genel Başkan Vekili Hatice Saadet Kalyoncu ise ,” Yapılması gereken şey çağrı merkezi kuran firmaların, azami çağrı cevaplama sürelerinin olma zorunluluğu olmalı. Yani bekleyenler arasında 12. Sıradasınız makul bir açıklama değil. O kadar yoğun bir arama varsa firma personeli genişletmek zorundadır. Azami çağrı cevaplama süreleri aşılmamalı ve hatta bu konuda cezai yaptırımları olmalı.” şeklinde çözümlerin yapılması halinde tüketicilerin rahatlayacağına değindi.

4 Mayıs 2014 Pazar

Balıkesirspor Süper Lig'de

Kendi sahasında İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u 2-1 yenen Balıkesirspor önümüzdeki sezon Süper Lig'te yer alacak. Böylece İbb'nin ardından Süper Lig'e çıkan 2. takım da belli oldu. PTT Birinci Ligi 3. sırada bitiren Orduspor ise Süper Lig'e çıkmak için Ankaraspor, Mersin İdman Yurdu ve Samsunspor ile Play Off maçları oynayacak.

Balıkesirspor 1976 sezonundan beri Süper Lig'e çıkamamıştı.

8 Nisan 2014 Salı

Schulze,” Şike sadakatsizlik ve dolandırıcılıktır”



İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen Şike ve Doping Paneli’nde konuşan Alman Hukukçu Götz Schulze, şikenin dolandırıcılık ve sadakatsizlik olduğunu belirtti. 

İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Alman Türk Hukuk Akademisi Spor Hukukunda Şike ve Doping konulu bir  panel düzenledi. Prof. Dr. Erol Ulusoy, Potsdam Üniverstesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Götz Schülze ve Spor Hukuk Enstitüsü ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. İsmail Altay’ın katıldığı panelde üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. 

Panelde söz alan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Erol Ulusoy, bugüne kadar şikenin sadece ceza açısından gündeme geldiğini belirterek, şikenin özel hukuk yönünün ihmal edildiğini kaydetti.
Ulusoy, yaptığı konuşmasında, ”Şike, bir kulübün veya bir sporcunun kendi emeği ve çabasıyla elde edebileceği sonucu haksız hukuka aykırı bir takım davranışlarla elde etme amacıdır. Şikenin özel hukuka yansıması haksız rekabettir. Şikeyi ticaret hukukuna uyguladığımız zaman şikenin bir haksız rekabet oluşturduğundan hiç şüphe yoktur. “ diyerek önemli açıklamalarda bulundu. 

İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Alman Türk Hukuk Akademisi tarafından düzenlenen panelde söz alan Prof. Dr. Götz Schülzce, siyasetçilere ücretsiz bilet vermenin de  şike suçları arasına girdiğini söyledi.  Şikenin spora olan inancı ve ilgiyi azalttığına işaret eden Schulze, “Şikenin diğer bir yönü de sadakatsizlik ve dolandırıcılıktır. Bahis oynayan kişinin oyuncu veya hakeme para vererek skoru istediği gibi sağlamak da şikedir. Şikenin son çıkış noktası doping yapmaktır. Oyuncular performanslarının en iyisini sergilemek için oynar o yüzden teşvik primi Almanya’da suç olarak değerlendirilmiyor. Şikenin sonucunda spora olan inanç ve ilginin azalmasıyla beraber devletin spora verdiği destek de azalır. “ diyerek sözlerini noktaladı.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Peaches Geldof Öldü

Ünlü İngiliz fotomodel Peaches Geldof 25 yaşında öldü.  İsviçre Gazetesi 20 Minuten’in haberine göre genç fotomodel Wrotham’daki  evinde ölü olarak bulundu. Ölümü hakkında açıklamalarda bulunan polisler, olayın beklenilmeyen bir zamanda yaşandığını belirtti. Model Geldof'un biri 2 yaşında ve biri 11 aylık üzere iki çocuğu vardı. Peaches Geldof 2. evliliğini 2012 yılnda Thomas Cohen ile yapmıştı. 

Kızının ölümü hakkında konuşan baba Bob, “Çok üzüntülüyüm, kızım öldü, çok zekiydi, çok eğlenceliydi. Onu bir daha görmeyeceğimiz nasıl mümkün olabilir, biz bu acıyı nasıl taşıyacağız, onu çok sevmiştik, daima seveceğiz” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.




Geldof 15 yaşında medya kariyerine “Elle dergisinin köşelerine pozler vererek başlamıştı.  Televizyon moderetörü Paula Yates ve İrlandalı müziker Bob Geldof’un 2. Kızı olan Peachhes Geldof,twitter üzerinden annesiyle beraber çektikleri bir fotoğrafı paylaşmıştı.  Geldof’un annesi de bir eroin bağımlısıydı.

4 Nisan 2014 Cuma

Zenginer, “İş dünyası için önemli olan ekonomik duruştur”


TUSKON ve ODEK (Oruç Reis Denizciler Kulübü) tarafından organize edilen Rusya Federasyonu Astrahan Eyaleti Ticaret ve Yatırım Forumu Pendik  Green Park Otel’de gerçekleştirildi.

Astrahan Eyaleti’nden Meclis Başkanı Konstantin  Markelov, Sanayi Bakanı  Sergey Krjanovskiy, Ekonomi Bakanı Elina Polyanskaya, Tarım Bakanı Ivan Nesterenko , Eyalet üst düzey bürokratları ve Rus işadamlarının katılım
gösterdiği forumda bölgeyi tanıtıcı sunumların ardından ikili firma  görüşmeleri gerçekleştirildi. Müteakiben ODEK ile Astrahan Eyaleti  Sanayi ve Ticaret Odası arasında iyiniyet anlaşması imzalandı.

ODEK Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Turgut, Rusya ile tarihi ve coğrafi  bağlarımıza dikkat çekerek bölgesel işbirliklerinin son dönemde çok  önemli olduğunu ifade etti.  Türk Gemi İnşaa Sanayi olarak  hidrokarbon aramalarına yönelik platform ve gemi inşa faaliyetlerine  başlanıldığına atıfta bulunan Turgut, karşılıklı bir şekilde hem  Astrahan hem de Türkiye tarafında ortak girişimlerde bulunabileceklerini  söyledi. Turgut, Astrahan Heyeti ile yaptıkları görüşmelerde sadece iki ülke  arasında değil, Afrika gibi üçünü bir coğrafyada da ortak çalışma  yapabilecekleri yönünde bir fikir birliğine vardıklarını ifade etti.


İşadamlarının ve siyasetçilerin ilgi gösterdiği forumda söz alanTUSKON Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Zenginer bölgesel ekonomik işbirliğinin önemine değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü, “Astrahan’a yapılacak bir yatırım Hazar üzerinden Azerbaycan, İran, Türkmenistan ve Kazakistan’a kadar ulaştırılabilir. Bu ülkeler üzerinden Afganistan, Pakistan ve Çin gibi büyük pazarlara ulaşma imkanı da yakalanabilir. Amacımız bölge dışına çıkıp yeni ticaret yerlerini keşfetmek. 2014 yılında Rusya’nın farklı yerlerine Türkiye’den katılacak iş adamlarıyla beraber değişik  organizasyonlar planladık.”


İş dünyası için ekonomik duruşun önemli olduğuna dikkat çeken Zenginer, Türkiye-Rusya arasındaki karşılıklı yatırımlarla gelinen seviyenin güven ve stratejik işbirliğinin önemli bir göstergesi olduğunu açıkladı.


Eyalet Meclis Başkanı Markelov Konstantin  Rusya Federasyonu tarafından  denizcilik endüstrisinin yoğunlaşacağı 3 bölgenin belirlendiğini,  bunlardan birinin de Astrahan olduğunu söyledi. Ayrıca Rusya Federasyonu
olarak sanayi üretiminde altsistemlerde 80% yerlilik politikasının  uygulanacağını ve bu nedenle yeni kuracakları denizcilik sektörüne  yönelik serbest bölgede çok özel fırsatlarla Türk sanayicilerini  beklediklerini ifade etti.

 Ticaret yatırım forumunda Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Alexey Erkhov da Türkiye’nin ve Rusya’nın ekonomik anlamda önemli yerlerde bulunduklarını belirtti.

Forumun ilk kısmında genel olarak gemi inşaa, balıkçılık ve inşaat  sektörlerinde faaliyet gösteren Türk ve Rus işadamları ikili görüşmeler  gerçekleştirdi. Öğleden sonra ODEK kulüp binasında verilen kokteyl ve
üye firmaların tesislerine yapılan teknik gezilerin ardından program  tamamlandı.

17 Mart 2014 Pazartesi

Gardiyanların Yatakları 12 yıldan beri yıkanılmıyor.



Portekiz’de bir hapishane açıldığından beri  gardiyanlara ait yataklar yıkanılmıyor.  Jornal de Notícias Gazetesi’nin bildirdiğine göre yatak ve çarşaflar en son 12 sene önce yıkanıldı.

Bazı yetkililer geceleri uyku tulumları içinde geçirdi çünkü enfeksiyon hastalıkları geçireceklerinden korktular.  Lizbon’un kuzeyinde Belas’ta cezaevinin neredeyse tüm çamaşır makinaları uzun zamandan beri kusurlu olmuştu.


Cezaevi mahkumlarının iş elbiseleri ise 2 aydır beri yıkanılmış değil. Bir tıp derneği de uyarılarda bulundu. Çünkü bu şartlar altında enfeksiyon hastalıklarının tehdidi çok büyük. Cezaevi yönetimi ise gazetenin bu raporu için bundan sonra yıkanmaların olacağını söyleyerek  yeni bir çamaşır makinasının alındığını açıkladı.

22 Şubat 2014 Cumartesi

“İslam Sanatı İnancımı Artırıyor”



Kanadalı Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen sanat tarihçisi Laurelie Rae (25), 17 yaşında İslamla tanıştı. Rae, iki yıldır İstanbul Tasarım Merkezi'nde İslam Sanatı ve Geometrik Desenler Çalıştayı'nda ders veriyor. Müslüman Rae, “Geleneksel İslam sanatlar benim dinime ve inancıma bambaşka bir perspektif katıyor. Benim inancımı artırıyor. bu yüzden 2 yıldır Kanada'dan İstanbul'a geliyorum." dedi.

Rae, sanatçı olarak İslam'ı tercih ettiğini söylerken kendisine sanatın haram olduğu bile söylenmiş. Ancak Rae bu olumsuzluklar karşısında Allah'a doğru ilerlemenin doğru olup olmadığı konusunda bol bol dualarda bulunmuş.     

Laurelie Rae, İslam'a yönelmeden önce bile sanattaki çekiciliğin kişinin kendisinden gelmediğini hep düşündüğünü dile getirdi. Cami mimarisine merak salan Kanadalı Laurelie, zamanla bu merakı  bir tutkuya dönüştü.  Sanatta maneviyatın varlığına değinen Müslüman genç kız, İslam ve sanat arasında zengin ve anlamlı bir bağın olduğuna da dikkat çekti.

Müslüman olduktan sonra sanata ilgisi artan Rae, özellikle; tezhip, seramik ve çini gibi alanlarda özel öğretmenlerden ders aldı. İslam Sanatı’nın kendisine çok mantıklı ve doğal geldiğini belirten sanatçı Rea, “Geleneksel sanatlar benim dinime ve inancıma bambaşka bir perspektif katıyor.” dedi. Rae, asıl görevinin ise Müslümanların evine sanatı götürmek ve hitap ettiği kitleleri kendi içinde diyaloğa sevk etmek olduğunu ifade etti.

Laurelie'nin ayrıca Kanadalı Müslümanların ibadet alanları ve kadınların camilerdeki ibadet alanıyla ilgili projeleri de var. Rae, Montreal'de İslam Sanatı hakkında yeterli kaynağın olmaması yüzünden İstanbul'a taşındı. Şu an İstanbul Fatih'te bulunan İstanbul Tasarım Merkezi'nde İslam Sanatı ve Geometrik Desenler Çalıştayı'nda öğrencilere dersler veriyor.

 Geometrik Desenler Çalıştayı Türkiye'de Bir İlk

 Batı dünyası bizim eserlerimize bizden daha çok vakıflar ve bizim yapmamız gerekeni onlar yapıyor diyen İstanbul Tasarım Merkezi Genel Koordinatörü Nihal Alodalı,” İslam Sanatı ve Geometrik Desenler Çalıştayı Türkiye'de bir ilk ve bunun Laurelie gibi birisinin başarması ibretlik bir durum.” şeklinde konuştu. Alodalı, “Biz bu açığımızı fark ettiğimizde İslami ve genel değerlerle ilgili yoğun çalışmalar başlattık, bu yüzden, İslami sanatların yanı sıra, Osmanlı mimarisi,fotoğraf ve grafik atölyeleri açtık” ifadesini kullandı.